Yazılı bir açıklama yapan Üstel, Anavatan Türkiye'nin Kıbrıs meselesinde çözümün ancak Ada'daki mevcut gerçekler temelinde, iki devletin yan yana var olacağı bir anlayışla mümkün olacağını bir kez daha net şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Bunun, KKTC'nin yürüttüğü siyasete verilen güçlü desteğin ve ortak duruşun somut göstergesi olduğunu ifade etti.
Hakan Fidan'ın, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir yaklaşımın çözüme hizmet etmeyeceği yönündeki değerlendirmesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Üstel, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye'nin değil, Kıbrıs Türk halkının da değişmez iradesini yansıttığını kaydetti.
Kıbrıs Türk halkının 1960 yılında kurulan ortak Cumhuriyet'in eşit kurucu ortağı olduğunu hatırlatan Üstel, bu tarihi ve hukuki gerçeğin göz ardı edilerek Kıbrıs Türklerini azınlık statüsüne indirgemeyi hedefleyen hiçbir anlayışın kabul edilmeyeceğini belirtti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres'in Ada ziyareti öncesinde uluslararası topluma da çağrıda bulunan Üstel, yarım asrı aşkın süredir sonuç vermeyen federasyon modellerinin yeniden gündeme getirilmesi yerine, Ada'daki siyasi ve fiili gerçekleri esas alan yeni bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Üstel, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak iki tarafın eşit statüsüne dayalı, karşılıklı saygıyı esas alan iki devletli iş birliği modeliyle mümkün olacağını savundu.
Açıklamasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne KKTC'ye verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Üstel, hükümet olarak Türkiye ile tam uyum ve kararlılık içinde Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, devletini ve geleceğini savunmayı sürdüreceklerini vurguladı.




