Karakuş Öz yazdı…

Öncelikle hayatını öğrencilerine adamış, bir çocuğun geleceği için gecesini gündüzüne katan, vicdanıyla mesleğini yapan tüm öğretmenleri tenzih ederek başlamak istiyorum. Çünkü öğretmenlik, toplumun en kutsal emanetlerinden birini, çocukları taşıyan onurlu bir meslektir. Bir kişinin yaptığı korkunç bir iddia ya da suç, binlerce fedakâr eğitimciyi asla temsil etmez.

Bir çocuğun okula giderken taşıdığı çantada yalnızca kitap olmaz…

Hayalleri olur.

Güveni olur.

Ailesinin “orada güvendesin” diyerek emanet ettiği küçücük bir dünya olur.

Ama bazen bir insanın karanlığı, koskoca bir okulun duvarlarına gölge gibi çöker.

Bugün konuşulan iddialar yalnızca bir suç haberi değildir. Bu olay, toplumun vicdanında açılmış derin bir yaradır. Çünkü öğretmen dediğimiz insan, korkutan değil güven veren, susturan değil koruyan kişi olmalıdır. Bir çocuğun omzuna bilgiyle dokunması gereken ellerin, korku ve travma ile anılması bir toplum adına utançtır.

Çocukların sessizliği çoğu zaman korkudan gelir. Hele ki karşılarında otorite olarak gördükleri bir öğretmen varsa… Bu yüzden bu tür olaylarda ortaya çıkan her iddia ciddiyetle ele alınmalı, her çocuk korunmalı ve hiçbir ayrıntı görmezden gelinmemelidir.

Bir okulun en sağlam temeli beton değil, güvendir.O güven bir kez yıkıldığında, geriye yalnızca soğuk koridorlar kalır.

Bugün belki mahkeme süreci başlayacak. Belki hukuk kararını verecek. Ama toplumun da kendine şu soruyu sorması gerekiyor. Çocuklar gerçekten ne kadar güvende?

Çünkü mesele yalnızca bir kişinin yargılanması değildir. Mesele, çocukların korkmadan konuşabildiği, ailelerin endişe duymadan evladını gönderebildiği bir düzen kurabilmektir. Bir öğretmenin görevi çocukların geleceğini inşa etmektir, karanlığa sürüklemek değil.

Ve bazı gölgeler vardır…

Yalnızca bir duvara değil, bir toplumun vicdanına düşer. Bugün konuşulan şey yalnızca bir öğretmenin yaptığı iddia edilen korkunç bir olay değildir. Bugün konuşulan, güvenin nasıl kırıldığı, çocukların nasıl korunması gerektiği ve toplumun vicdanının ne kadar yaralandığıdır.

Bir okulun duvarına düşen bu gölge, ancak adaletle, duyarlılıkla ve çocukları gerçekten koruyarak kaldırılabilir.

KARAKUŞ