Ta seçim öncesinden bir savaşın yine hortlayacağı hissediliyordu, söylemler sertleşmiş barış dili kaybolmuş yerine meydan okuyan buyuran silahı gösteren parmaklar çıkmıştı.

Arap Baharı’nın yaşandığı bu günlerde dıştan müdahalelerle de olsa diktatörler (bence miladını doldurmuş) devriliyor yerini halk egemenliklerine bırakıyordu. BİN  ALİ, MÜBAREK,  KADDAFİ ve sıra küçük katil  ESAD’ta.  Türkiye artık o eski Türkiye değil ekonomisini düzeltmiş gücünü toplamış müdahale edilen değil artık müdahale eden konuma gelmiş ve uluslar arası politikanın gereklerini yapıyor.  Ortadoğu’da yerini sağlama almaya çalışıyor ve rolünü oynuyor, ABD ve AB ülkelerinde bile ekonomik çalkantılar olurken Türkiye çok az etkileniyor.
    
Peki Türkiye de her şey böyle yolunda giderken niye hala Kürt sorunu konusunda bir çözüm elde edilmedi ve hala kan hala gözyaşı?…           
 
Bir:  Dışarıda bu kadar başarılı olmuş hükümet Kürt sorunu konusunda başta iyi gitse de (demokratik özerklik, Trt Şeş, Kürtçe’nin özgür kullanımı vb)
 
Sonra süreci iyi yönetemedi alınacak üç beş oyun hesabıyla tamamen farklı bir çizgi izlendi ve milliyetçilikte MHP bile geride bırakıldı, yapılan bunca iyi güzel adım yerini yine yasaklara, engellere bıraktı. Mesela İSMAİL BEŞİKÇİ ‘K’ yerine ‘Q’ kullandı diye terör örgütü propagandası yapmaktan 18 ay ceza aldı ve inkar ve asimilasyon bir şekliyle devam ettiği gün kadar aşikar… Türk Vatandaşlık Kanunu'na göre ‘isimler, Türk örf ve adetlerine, hâkim ahlâk ve adaba aykırı olmayacak ‘ maddesine dayanılarak hala çok ayıp ve yanlış şeyler yapılıyor ki, bu da devletin kendi içindeki paradoksal durumudur.
 
İki: PKK’nın gücünü göstermesi Kürt sonunun tek muhatabı ve mutlak hakimi ve sahibi olduğunu ve hem Türkiye’ye hem Kürtler’e göstermek ihtiyacı duyması…..
Bunda başarılı oldu mu? Bence evet kısmen de olsa başarılı oldu….
 
Kürtler için tek hakim yine PKK, bunun en büyük kanıtı ise hala farklı bir Kürt hareketinin çıkmaması ve buna ihtiyaç da duyulmaması, Türkiye nezdinde başarılı olduğunun en büyük kanıtı ise ; bu savaş havasından korksa da bir çok aydın, hükümet yetkilisi, devlet ileri gelenleri ve akil adamların ‘İmralı’yı devreye sokma isteği’ne bir şekilde ihtiyaç duymaları….
 
Tek yolun, yok edelim politikası olması, ki bu zaten yıllardır deneniyor  ve başarıya ulaşamayacağını herkes biliyor kaldı ki AKP bunu hayi hayli biliyordur…
 
Önümüzdeki günlerde savaş havası yerini ‘sivil mücadele’, ‘BDP ye siyasette etkin rol verme’ ve ‘İmralı’yı muhatap alma’ alacaktır… Bugün savaşın bitmesinin, kanın durmasının Türkiye’nin daha rahat edebilmesinin tek ve yegane yolu budur… Zira ne kan durur ne iç barış gelir ne de artık devlet Kürtleri asimile edebilir ki zaten
 
Bundan da hemen vazgeçmesi gerekir…
 
Üç: Dış güçler.
Türkiye dışarıda ve içerde bu kadar büyürken ve artık dünya siyasetinde bende varım derken, Ortadoğu’dan ta Afrika’ya el uzatabilirken, yanı başında Arap coğrafyasında kan gövdeyi götürürken birilerinin ‘Türkiye’yi geriletmek’, ’alanına hapsetmek’ ve ‘dıştaki etkinliği kırmak’ (özellikle Suriye ve İran hükümetlerinin bunu kendi bekalarını korumak için yegane yol olarak seve seve yapacaklarının kanısındayım ki her devlet yapar) için PKK’ye destek verebileceğine kaç akıllı insan hayır diyebilir, ben diyemiyorum çok da düşünmeme rağmen…

Sonuç itibarıyla Türkiye’nin halletmesi gereken ve Türkiye’yi her alanda etkileyen büyük bir sorun duruyor karşısında bunu görmezden gelerek yada askere, polise havale ederek yada sorunun kaynağını görmezden gelip inkar ve asimilasyonla çözemeyeceğini herkes bilmeli… Bu sorun İmralı ile çözülür onun haricindeki her yol denilebilir ama mutlak çözüm getirmeyecektir…

AKP oturup herkese bu sorunun böyle çözüleceğini zira onun haricindeki her yolu CHP ve MHP zihniyeti denedi ama bir sonuç elde edemediler, kaldı ki sorunun sebebinin eski yanlış mantıktan geldiğini ve bu paralelde bir yol haritası çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda AKP başta kendi tabanını dinlemeli, tabanının gerisinde kalmamalı, sadece tabanı değil bu sorunun en büyük mağdurları KÜRTLER bu sorunun çözümünü istiyor hem de şiddetle istiyor…

Türkiye Cumhuriyeti içte ve dışta daha güçlü olmak için buna bir son vermesi gerekiyor, umarım şimdiki sert politikalarını bir an önce terkedip barıştan çözümden yana politikalar üretirler…