Karakuş Öz yazdı...

Bir çocuk, düşük notlar yüzünden yaşamını hiçe sayacak bir noktaya geliyorsa, o gün sorgulanması gereken şey sadece karnedeki notlar değildir.

Asıl sorgulanması gereken, çocuklarımıza nasıl bir eğitim anlayışı sunduğumuzdur.

Yıllardır başarıyı rakamlarla ölçüyoruz. Karneleri karakterin, sınavları zekânın, diplomaları ise insanın değeriymiş gibi çocuklarımızın önüne koyuyoruz. Sonra da “Neden bu kadar baskı altındalar?” diye şaşırıyoruz.

Bana göre yani anladığım, çocuğun zihninde düşük not, neden “başarısız oldum” düşüncesinden çıkıp “yaşamaya değmiyorum” hissine dönüşüyor? Yanlışsam lütfen söyleyin. Bu soruyu hiç sorduk mu? Yada bu sorunun cevabını sadece ailelerde aramak kolaycılık mı size? Belik de evet. Sadece ailelerce değil.

Belki de asıl soru, eğitim sisteminin çocuklara ne öğrettiğidir. Okullar bilgi vermenin yanında umut da vermek zorunda değil midir? Rehberlik servisleri yalnızca evrak tamamlayan birimler mi olmalıdır, yoksa sessizce yardım çığlığı atan çocukları fark eden güvenli limanlar mı?

Her karne döneminde kaç öğrenciyi psikolojik olarak değerlendiriliyorsunuz? Kaç öğretmene, bir öğrencinin ruhsal çöküşünü fark edebilmesi için yeterli destek ve eğitim veriliyor? Kaç okulda çocuklara “Notların seni tanımlamaz.” cümlesi gerçekten hissettiriliyor? Ben öğretmenlerimizin sonuna kadar öğrencilerinin , yanında olduğuna inanıyorum. Ama sistem ne öğretmeninin , ne öğrencisinin yanında değildir.

Eğer bir çocuk, aldığı not nedeniyle hayatını sorguluyorsa, o karnede yalnızca matematik ya da fen notu yazmıyordur. O karnede eğitim sisteminin eksikleri de yazıyordur.

Elbette sorumluluk yalnızca eğitim kurumlarının değildir. Ailelerin, toplumun ve medyanın da payı büyüktür. Ancak milyonlarca çocuğu her gün aynı çatı altında buluşturan bir sistemin, akademik başarının yanında psikolojik dayanıklılığı da öncelik haline getirmesi gerekir.

Çünkü eğitim; yalnızca sınav kazandırmak değildir. Eğitim, bir çocuğa düştüğünde yeniden ayağa kalkmayı öğretebilmektir.

Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Eğitim Bakanlığı, çocuklara sadece başarılı olmayı mı öğretiyor, yoksa başarısızlıkla sağlıklı şekilde baş etmeyi de öğretebiliyor mu?Çünkü hiçbir karne, bir çocuğun hayatından daha değerli değildir. Ve hiçbir not, bir çocuğun gülüşünü elinden alacak kadar önemli olmamalıdır.

BENCE SINIFTA KALAN “SİTEMDİR”

KARAKUŞ