Tülin Berova yazdı...
Girne Turizm Limanı’nda gerçekleştirilen mobil X Ray tarama sistemi açılışı, basit bir cihaz tesliminin çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiği ziyaret, bu açılışla sınırlı olmayan, daha geniş bir temas ve istişare sürecinin parçasıdır. Devletler arası ilişkiler yalnızca metinlerle değil, sahada verilen görüntüler ve yapılan yüz yüze görüşmelerle güç kazanır. Bu ziyaret de bu çerçevede okunmalıdır.
Hizmete alınan mobil X Ray tarama sistemi, liman güvenliği ve gümrük denetimleri açısından önemli bir ihtiyaca cevap vermektedir. Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın ifade ettiği gibi, saatler süren manuel aramaların dakikalar içinde yapılabilmesi hem güvenlik hem de ticaret açısından ciddi bir kazanımdır. Limanlarda bu tür sistemler artık bir tercih değil, bir gerekliliktir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açısından bu adım, olması gerekendi ve bu aşamada hayata geçirilmiştir.
Cihazın ikinci el olması üzerinden yürütülen tartışmalar, meselenin esasını gözden kaçırmaktadır. Kamu yönetiminde belirleyici olan bir sistemin yaşı değil, işlevselliği ve sağladığı kamusal faydadır. Uluslararası standartlara uygun, çalışır durumda ve hibe yoluyla temin edilmiş bir teknolojinin tercih edilmesi, kamu kaynaklarının etkin ve bilinçli kullanımına işaret etmektedir.
Bu sürecin yalnızca siyasi irade ile değil, teknik ve idari emekle mümkün olduğu da açıktır. Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bürokrasisinde görev yapan, planlamadan uygulamaya kadar her aşamada sorumluluk üstlenen kamu görevlileri bu adımın görünmeyen mimarlarıdır. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin, yalnızca bu başlıkta değil, her alanda iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrar, süreklilik ve devlet ciddiyeti içinde yürütülmesinde üstlendiği rol dikkat çekicidir. Bu tutum, ilişkilerin kişisel inisiyatiflerle değil, kurumsal bir sorumluluk anlayışıyla ele alındığını göstermektedir.
Açılışta kurdele kesilmesi ve dua edilmesi üzerinden yapılan eleştiriler ise yapılan işin içeriğinden çok biçimine odaklanan, bağlamdan kopuk değerlendirmelerdir. Kurdele, bir kamu hizmetinin fiilen devreye alındığını kamuoyuna ilan eder. Dua ise bu toplumun kültürel hafızasının doğal bir parçasıdır. Bu unsurların bir arada bulunması ne devlet ciddiyetini zedeler ne de yapılan işi gölgeler.
Uzun yıllar boyunca eksikliği hissedilen altyapı ve denetim unsurlarının, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile yürütülen istişareler doğrultusunda tamamlanması yönündeki çalışmalar kararlılıkla sürdürülecektir. Bu yaklaşım, günübirlik adımların ötesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gümrük ve ticaret kapasitesini güçlendirmeye yönelik açık bir siyasi iradeyi ortaya koymaktadır.
Prof. Dr. Ömer Bolat’ın ziyareti, bu teknik açılışın ötesinde, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ticari ilişkilerin ve kurumsal iş birliğinin yeniden ele alındığı temasları da içermiştir. Yapılan görüşmeler, iki ülke arasındaki bağların sembolik değil, siyasi ve ekonomik sonuç üreten bir zeminde ilerlediğini göstermektedir.
Açılış törenlerinin kamuoyuna açık şekilde yapılması, şeffaf yönetim anlayışının ve kurumsal sorumluluğun doğal bir gereğidir. Devletin sağladığı her imkânın vatandaşla paylaşılması bir lütuf değil, kamusal bir yükümlülüktür. Bu tür törenler bir gösteri değil, bilgilendirme faaliyetidir.
Bu nedenle Girne Limanı’ndaki açılışı yalnızca bir cihaz teslimi olarak değil, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin kurumsal sorumluluk, siyasi kararlılık ve ortak hedefler doğrultusunda sahaya yansıtıldığı somut bir adım olarak değerlendirmek gerekir. Yapılan ziyaret, gerçekleştirilen görüşmeler ve verilen mesajlar, iki devlet arasındaki ilişkinin rastlantısal değil, planlı, bilinçli ve süreklilik esasına dayalı bir anlayışla yürütüldüğünü açık biçimde ortaya koymaktadır.